İlgili diğer başlıklar:
-
ÜLKÜ OCAKLARI ve ÜNİVERSİTELİ ÜLKÜCÜLER
-
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ VE GENEL BAŞKAN DEVLET BAHÇELİ
-
MERAK ETTİKLERİMİZ
Türk milliyetçileri olarak davamız Türk
Milleti’nin varlığını yüceltmek ve ebediyyen
ettirmek davasıdır. Hiçbir dava, bu fikrin
üstüne çıkamaz. Türk Milleti’nin varlığını
korumak, yüceltmek ve devam ettirmek fikrine
ters düşen kişi, olay ve düşünceler Türk
Milleti için meşru olamaz.
Kurulduğu yıllardan bu yana karşılaştığı tüm
engellemelere rağmen milliyetçilik, bir
siyasi tavır olarak partimizin kadrolarınca
halka ulaştırılmış, devletin ve milletin
temel değerlerine yönelen tehditler
karşısında üç hilal etrafında toplanan
vatandaşlarımızın teveccühü ile Milliyetçi
Hareket toplumda sağlam ve güvenilir bir
siyasal zemin oluşturmuştur.
Dünyayı ve küresel gelişmeleri, Türkiye ve
Türk milleti merkezli bir bakış tarzı ile
Türkçe okuyan ve yorumlayan Milliyetçi
Hareketin mensupları olarak bizler, bu
yönüyle ülkemizi yeni yüzyıllara taşıyacak
nesillerin sorunlara başka tesir
alanlarından arınarak, yalnızca ülkücülük
kıstasında bakan ve karar veren, ülkücü
duyarlılıkla, milliyetçi perspektifle ve
yüksek vatan sevgisi ile yetişmesini
öngörüyor ve bazı eleştirileri ilginize arz
ediyoruz.
Bu eleştirileri kesinlikle Milliyetçi
Hareket Partisi içinde herhangi bir muhalif
kadroyu ya da siyasi akımı temsilen ifade
etmiyoruz. Bugün, bizler, milletimizin ve
bütün insanlığın yaşadığı ve yaşayacağı
sorunlarla baş etmek, bunu da temel ilke ve
değerlere bağlı kalarak başarmak zorunda
olan tarihi bir kuşağı temsil ediyoruz.
Şimdi Türkiye’de her teşekkülün, vatanını
seven herkesin önünde hürmetle durması
gereken bir kuvvet vardır. Bu bilinmezlerin,
görünmezlerin, kendini büyük davaya
vermişlerin şuurlu, imanlı, inançlı
kalabalığı olan ülkücü harekettir.
Açıkça ifade etmeliyiz ki; “Bu hareketin
mensupları olarak, alabildiğine derin ve
gizli fert hayatı, alabildiğine geniş ve
açık cemiyet hayatıyla, kendi öz
benliğimizden feragat etmeksizin
söyleyeceklerimiz var!
Yapacaklarımızın küçüklüğü ya da
büyüklüğüyle değil, beraberce her şeyin
üstesinden gelineceğine olan inancımızla
daha üretken, çözüm yolları içeren
çalışmalarla üstümüze düşen görevi
yapacağımıza inanmaktayız.
Ülkücü-Milliyetçi Hareketin, birbirine
saygılı, fikir üretebilen, gecesini
gündüzüne katabilen, amaçları olan, umudunu
tüketmemiş ve her şeyden önce yüreği vatan
sevgisiyle çarpan ve bunu önceliği yapan,
üretken bireylerle hızla yol alacağımıza
inanıyoruz.
Korkmuyoruz! Çünkü “İnanıyorsanız mutlaka üstünsünüz” mührüyle mühürlenmişiz.
Bu anlamda şu gerçeği asla unutmamalıyız:
“Sosyal maliyeti en yüksek siyasal hareket
ülkücü harekettir.” Çünkü bu hareketin
mensupları yol haritalarını, iman, vicdan ve
hürriyet gibi pek yüce duyguların
toplamından aldıkları feyiz ile
belirlemektedirler.
Ülkücü Hareket, Başbuğumuz Alparslan Türkeş
tarafından, içinde bulunduğumuz dünya ve
ülke gerçekliğine en uygun şekliyle
sistematize edilmiş bir teşkilat; toplumu en
yüce ideallerin peşinde sürükleyebilecek bir
toplum mühendisi; siyasetteki yozlaşmayı
sona erdirebilecek bir direnç merkezidir.
Bütün bunları şunun için söylüyoruz: kendini
sen-ben kavgasına kaptırmış, bütün kavgasını
nefsanî saadet ile mal ve mülk kazanmaktan
ibaret olan, gece ve gündüz küçük dünyevi
hesaplar peşinde koşan, makam, mevki ve
şöhret arayan; vatanı, milleti ve bayrağı
tahrip edilirken masasından ve kasasından
başka tasası olmayan, kesimlerin Milliyetçi
Hareket Partisi kadrolarında canları
pahasına mücadele geleneğinden gelen ülkücü
irade üzerinde kamuoyu oluşturmaya ve
gelecek tayin etmeye hakları yoktur.
Unutmayınız ki: “Ülkücü”, egosunu
yenen idealisttir.
Yönelttiğimiz yapıcı eleştirilerin
Ülkücü-Milliyetçi Hareketi veya bu hareketin
şerefli mensuplarını hedef almadığının bir
kez daha altını çizerek, eleştirilerimizin
muhatap alınmasını temenni etmekteyiz. Makul
cevap ve eleştirileri açık yüreklilikle
karşılıyor, ilgi ve alakanıza arz ediyoruz.