İslam,
milletlerin varlığını nasıl
değerlendirmektedir? Bu konuyu incelemeye
çalışalım. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de
bugünkü anlaşılan manasıyla milletten, Rum
Sûresinin 22. ayetinde şöyle
bahsedilmektedir:
“Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin
ve renklerinizin farklı olması da onun
(varlığının ve kudretinin) delillerindendir.
Şüphesiz bunda bilenler için elbette
ibretler vardır.”
Hucurat Suresinin 13’ncü ayetinde ise şöyle
buyrulmaktadır:
“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle
bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle
tanışmanız için sizi milletlere ve
kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah
yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en
çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir,
herşeyden haberdar olandır.”
Konuyla ilgi olarak başka bir ayette yüce
Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
“O, sudan bir insan yaratıp ondan soy-sop ve
hısımlık meydana getirendir. Rabbin her şeye
hakkıyla gücü yetendir.” (Furkân Sûresinin
54)
Ayet-i kerimelerden de anlaşılacağı üzere
Kur’an, milletlerin varlığını rabbimizin
kudretinin delillerinden birisi olarak
zikredilmektedir. O halde milletlerin yok
olmasının engellenerek, varlığının devam
ettirilmesi gerekmektedir. Milliyeti inkâr
ederek, insanları soysuzlaştırıp tek bir
millete mensup kılmaya çalışmak, yukarıdaki
ayetlerden de anlaşılacağı üzere dinimize
uygun olmadığı gibi ilme, sosyolojiye ve
mantığa da aykırıdır.