Günümüzde bazı insanlar bilerek ya da
bilmeyerek İslam’da soy meselesini yanlış
bir şekilde yorumlamakta ve insanları
Kur’an-ı Kerim’e karşı gelmekle
suçlamaktadır. İnsanların soylarıyla
neredeyse bütün ilişkisini kesmesini tavsiye
eden bu insanlar, kişinin soyunu düşünmesini
ve onun için iyi dileklerde bulunmasını
küfür gibi görmektedirler. Yüce kitabımız
Kur’an-ı Kerim’e soy ile ilgili birçok
aydınlatıcı ayeti görmemiz mümkündür. Mesela
Bakara suresinin 124. ayetinde Hz İbrahim’e
“Ben seni insanlara önder yapacağım” diyen
rabbimize Hz. İbrahim şöyle söylemektedir:
“Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)”
Bu konuyla ilgili diğer ayet-i kerimeler
ektedir:
• “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler
kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir
ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve
ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü
sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok
merhametli olansın.” (Bakara Sûresi:128)
• Şüphesiz, Allah, Adem’i, Nûh’u, İbrahim
ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu)
birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip
âlemlere üstün kıldı. Allah her şeyi
hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Âl-i
İmrân Sûresi:33-34)
• Onu doğurunca, “Rabbim” dedi, “Onu kız
doğurdum.” -Oysa Allah onun ne doğurduğunu
daha iyi bilir- “Erkek, kız gibi değildir.
Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu
kovulmuş şeytandan senin korumana
bırakıyorum.”(Âl-i İmrân Sûresi:36)
• Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir,
rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin
soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi
giderir (yok eder) ve sizden sonra da
yerinize dilediğini getirir. (En’âm
Sûresi:133)
• “Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse
eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat.
Rabbimiz! Duamı kabul eyle.” (İbrahim
Sûresi:40)
• İşte bunlar, Adem’in ve Nûh ile beraber
(gemiye) bindirdiklerimizin soyundan,
İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip
seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet
verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın
âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye
kapanırlardı. (Meryem Sûresi:58)