Yüce
dinimiz İslamiyet, akrabalık bağının
kesilmesini şiddetle yasakladığını, hatta
akrabalık hukukunun gözetilmesini önemle
vurguladığını yukarıda görmüştük. Fakat her
şeyde olduğu gibi, İslam’da akrabalık
bağının da bir sınırı vardır. Bu sınırın
çerçevesi ayetlerle çok kesin olarak
çizilmiştir. Âlemlerin Rabbinin göndermiş
olduğu yüce dine karşı çıkarak, haddi
aşanlar ile akrabalık bağının hiçbir önemi
kalmamıştır. Maalesef akrabalık bağının
kesildiği durumları kaynak alarak, bütün
akrabalık bağının kesilmesi gerektiğine
inanan cahiller, gafiller vardır. Bu kişiler
İslam’ın niçin akrabalık bağının kesildiğini
önemsemeden, yalnızca akrabalık bağının
kesilmesini dikkate alarak çok büyük hata
yapmaktadırlar ve böylece ne meseleyi
kavrayabilmektedirler ne de Kur’an-ı Kerim’e
göre hareket etmektedirler. Aşağıda konuyla
ilgili verilen ayetleri ve örnekleri
dikkatli incelersek, İslamiyet’te hangi
durumlarda akrabalık bağının bir öneminin
kalmadığını rahatça kavrayabiliriz.
İslam’da akrabalığın sınırı belirleyen
ayet-i kerimeler de şöyledir:
• Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih
ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi
bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları
dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta
kendileridir. (Tevbe suresi:23)
• Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir
kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah'a ve
elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi
(ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar,
ister babaları, ister çocukları, ister
kardeşleri, isterse kendi aşiretleri
(soyları) olsun. (Mücadele suresi:22)
• Nûh Rabbine seslenip şöyle dedi: "Rabbim!
Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin va'din
elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en
iyi hükmedenisin." Allah, "Ey Nûh! O asla
senin 0ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi
olmayan bir iştir. O kszb/phalde hakkında
hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme.
Ben sana cahillerden olmamanı öğütlerim"
dedi. (Hud suresi: 45-46)
Konuyla ilgili olarak çok düşündürücü,
ibretli bir olayda Bedir savaşında
yaşanmıştır. İslam mücahitleriyle kâfirler
savaş meydanında karşı karşıya
geldiklerinde, yakın akrabalar birbirine
karşı saflarda yer almış ve savaşmışlardır.
İslam’da akrabalık bağının hiçbir önemi
kalmadığı durumun açıkça örneği olan bu
olayda akrabalık bağının bir öneminin
kalmadığı aşikârdır.
Bedir de ordular ibret alınacak bir dağılım
sergiliyordu. Tarih hiç bir zaman bu derece
anlamlı bir savaşa tanık olmamıştı. Bir
tarafta daha dünyada iken cennetle
müjdelenen, ilk Müslümanlardan ve Hz.
Muhammed’in (s.a.v) refiki Ebu Bekir (r.a.),
diğer tarafta müşrik saflarında yer alan
oğlu Abdurrahman bulunuyordu. Yine bir
tarafta müşrik ordusu komutanı, Utbe b.
Rabia, karşısında oğlu Huzeyfe bulunuyordu.
Resulullah'ın amcası Abbas ile Hazreti
Zeyneb'in eşi ve Resulullah'ın damadı Ebu'l
As müşriklerin arasındaydı. Akîl ise kardeşi
Hz. Ali'ye karşı müşrik ordusunda yer
almaktaydı.
Ebu Bekir (ra), Bedir savaşında kâfirlerin
tarafında babasına karşı savaşan oğluna daha
sonra şöyle söylemişti: “Allah’a andolsun
ki, eğer seni o savaşta görseydim, gözümü
kırpmadan seni öldürürdüm.”
SONUÇ:
İslam 'da kan bağının dini bir faydası ya da
zararı yoktur. Zira Mü’minûn suresinin
101’nci ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
“Sûr’a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne
aralarında soy-sop yakınlığı kalacak, ne de
birbirlerini arayıp soracaklardır” Yine aynı
şekilde Mücâdele sûresinin 22. ayetinde de
şöyle buyrulmaktadır:
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir
topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri
yahut kendi soy-sopları olsalar bile,
Allah’a ve peygamberine düşman olan
kimselere sevgi beslediğini göremezsin.”
Kişinin bir iyi ya da kötü kişiye akraba
olmasının ona ahirette hiçbir fayda veya
zararı yoktur. Fakat İslam, dünyada
akrabalık bağının kesilmesini şiddetle
yasaklamaktadır. Yüce dinimiz İslamiyet’in
bu konudaki ölçüsü kesin ve nettir.
Akrabalık bağını katiyen kesilmemeli,
dünyevi ilişkiler İslami kaideler içerisinde
sürdürülmelidir. Kan bağının kişiye ahirette
bir faydasının olmadığını örnekleriyle
verdik. Fakat bu durum bazı çevrelerce
yanlış yorumlanmakta ve zaman zaman istismar
edilmektedir. Ve İslam’ın akrabalık bağına
verdiği önem ortadayken, insanların
akrabalık bağın önem vermesini eleştirmekte
hatta suçlamaktadırlar.