GENEL DEĞERLENDİRME

İslam’da milliyetçilik konusunu ayet ve hadisler ışığında genişçe gördük. Yüce dinimiz İslamiyet’te millet kavramını inceledik. Bütün bu bilgiler ışığında sonucu şöyle özetleyebiliriz:
İslamiyet akrabalık bağlarının geliştirilmesine, kuvvetlendirilmesine çok önem vermektedir. Fakat akrabalık bağının da sınırlarını çizmiştir. İslamiyet’e açıkça düşmanlık beseleyen kişilerin ile akrabalık bağı ortadan kalkmaktadır. Türk Milliyetçileri de İslam’ın koyduğu bu kurallara aynen uymaktadırlar. Türk milliyetçileri, akrabalık bağının en büyük organizasyonu olan milletinin her ferdini sevmekte, onunla bağları kuvvetlendirmeye çalışmaktadır. Fakat, İslamiyet’e düşmanlık besleyen, insanlar arasında kin ve nefrete sebep olan kişileri, kendi canın ve kendi kanından biri dahi olsa ilişkisini kesmekte hatta onunla her türlü mücadele etmektedir. 1980 öncesi, Türkiye’yi dinsiz rejim olan komünizmin gelmesini isteyen, bu amaçla çok büyük faaliyetlere girişen komünistlerle en sert şekilde mücadele etmiştir. Bu komünist faaliyetleri yapanlar, beyinleri uyuşturulmuş Türk gençleriydi. Fakat İslam inancına göre, akrabalık bağının bir sınırı vardı. Türk Milliyetçileri de bu anlayışla mücadelelerini sonunu kadar yaptılar. Türk Milliyetçileri her kim olursa olsun, ne derece akraba olursa olsun İslamiyet’e düşmanlık beseleyen her kişi ve gruba düşmandır.
Türk Milliyetçileri, üstünlüğün yalnızca takvada olduğuna inanmaktadır ve siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğünün olmadığının şuurundadır.
Kimileri İslam kardeşliğinden bahsederek, zehirli fikirlerini güzel bir sloganla gizlemek niyetindedirler. Elbette bütün Müslümanlar kardeştirler ve Türk Milliyetçileri de bunun şuurundadır. Fakat kişinin kendi milletinin milli değerlerini savunması bu kardeşliğe engel değildir. Zira vatan sevgisinin imandan olduğu hadisi şerifi ile ortadadır. Fakat İslam kardeşliğinden bahseden bu zevatlar ne hikmetse, bu kardeşliğe Orta Asya’daki Türkler dâhil etmemektedir! 35 milyonluk Doğu Türkistan, kızıl Çin emperyalizmi altında inim inim inlerken ne hikmetse bu kardeşlik pek hatırlanmaz. Bu kardeşlik Yunanistan’da, Bulgaristan’da bulunan soydaşlarımıza sindirme politikaları uygulanırken pek umursanmaz. Yine Ermenilerin, Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ı işgal etmesine, 1 milyondan fazla insanın evsiz, yurtsuz kalmasına dikkat çekilmez. İslam milletleri elbette kardeştir ve bu kardeşlik bağı kuvvetlendirilerek sürdürülmelidir. Filistin’de bizim kanayan yaramızdır, esir Doğu Türkistan’da! Fakat ne gariptir ki, aynı soydan, aynı dilden, aynı dinden olan milyonlarca Müslüman Türk kardeşimizi düşünmenin neresi ırkçılıktır, neresi kafatasçılıktır?
Mensubu bulunduğumuz Türk Milletini elbette ayrı bir değerle severiz. Türk Milleti hem mensubu bulunduğumuz millettir hem de diğer İslam milletlerinden çok ayrı bir yere sahiptir. Seyyid Ahmed Arvasi şöyle söylemektedir: “Türk Milleti ne zaman yükselmişse İslam âlemi yükselmiştir” Ayrıca yeryüzünün neresinde bir Türk varsa Müslüman’dır. Dünyadaki Türkler’in yüzde 99’u Müslümanken, Araplar’ın yüzde 82’si Müslümandır. Şu gerçeğin altını önemle çizmekte fayda vardır ki; Hıristiyan Avrupa’da Türk demek Müslüman demektir ve Müslüman olan bir kimseye Türk oldu denmektedir. Asırlardır İslam’ın sancaktarlığını yapan ve Haçlı ordularına göğsünü siper eden Türk milletini sevmenin neresi suçtur, neresi ırkçılıktır, neresi faşistliktir?
Türk Milliyetçiliğine düşman olanların etnik kökenini araştırınız, Türk olmadıklarını göreceksiniz. Türk Milliyetçiliğine karşı hasımane davranış sergileyenlerinin etnik kökenlerinin Türk olmayışı basit bir tevafuk olamasa gerek. Hâlbuki Türk Milletinin bir mensubu olmak için etnik olarak Türk olmaya gerek yoktur. V e hiç kimse onları etnik kökeninin farklı oluşundan dolayı dışlamamıştır. Fakat ne hikmetse bunlar, belki aşağılık duygusundan yahut kuru bir kavmiyetçilik davasından olsa gerek azınlık ırkçılığının bir numaralı savunucularıdır. Türk milliyetçilerine akla gelmedik iftiralar atmalarındaki maksatları, sığındıkları dindarlık perdesi altında gizlemeye çalıştıkları azınlık ırkçılığı anlayışlarıdır.
Osmanlı’nın milliyetçilik ile yıkıldığını söyleyenler, bu meseleyi Türk milliyetçiliğinin aleyhinde kullanmak için ellerinden gelen gayreti göstermektedirler. Fakat Kürt Teali, Arap Teavün, Çerkez İttihad ve Teavün Cemiyetleri ile Arnavut Kulübü gibi bölücü azınlık derneklerinin, Türk Ocakları’ndan çok daha evvel kurulduğunu göreceklerdir. Türk milliyetçiliğini kafatasçılıkla, ırkçılıkla, faşistlikle suçlayanların Türklüğün’den, dindarlığından, vatan sevgisinden ve de zekâsından şüpheye düşmemek mümkün mü?
Araştırmalarımızın neticesinde: Türk Milliyetçiliği davası, ayet ve hadislere göre, bazılarının iddialarının aksine İslamiyet’e aykırı değildir. Bilakis İslam Türk milliyetçiliğinde olduğu gibi birleştirici, kaynaştırıcı ve antropolojik ırkçılık anlayışına sahip olmayan milli bir anlayışı desteklemektedir. Kendi çıkarlarına göre ayet ve hadislerin bir kısmını insanlara anlatarak, diğerlerini kasten söylemeyen sözde dindarlar iyi bilmelidirler ki, Türk Milliyetçiliği davası İslamiyet’e uygundur.

İSLAM VE MİLLİYETÇİLİK ADLI ANA KONUYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

 
Arka Plan Rengi
                                               
Özel Renk  
Yoğunluk
Gövde
Menü
1 2
Başlık Yazı Stili İçerik Yazı Stili
Yazı Renkleri