Bazı
önyargılı, peşin hükümlü kimseler, Türk
milliyetçilerinin önde gelen şahsiyetlerinin
söz ve yazılarından adeta cımbızla cümle
alarak haksız eleştiri ve iftirada
bulunmaktadırlar. Biz bu bölümde Türk
Milliyetçilerinin önde gelen isimlerinin
yazdıkları kitaplardan alıntılar yaparak,
onların fikirlerinin sağlıklı bir şekilde
ele alınmasını ve onların daha doğru bir
biçimde değerlendirilmesini sağlamaya
çalışacağız.
Başbuğ Alparslan Türkeş’in, milliyetçilik
anlayışını ortaya koymak için, Başbuğ
Türkeş’in yazmış olduğu 9 Işık kitabının
88’nci sayfasında ona ait şu cümleler
yeterlidir sanırım:
“Türk Milliyetçiliği ne demektir? Türk
Milliyetçiliği, Türk Milletine karşı
beslenen derin sevgi, bağlılık duygusunun,
müşterek bir tarih ve müşterek hedeflere
yönelme şuurunun ifadesidir. Türk
Milliyetçiliği insani duygularla beslenen
bir anlayıştır. Türk Milliyetçiliği kin ve
garazı esas almayan, sevgiyi esas alan bir
düşünce tarzıdır. Milliyetçilik; milletini
sevmek, vatanını sevmek ve milletinin
tehlikelere karşı korunması için her
fedakârlığı göze almak duygusu ve
düşüncesidir…
…Türk Milleti dediğimiz gerçek nedir? Bugün
Türk Milleti dediğimiz gerçeği şu şekilde
tarif etmek mümkün. Müşterek bir tarihten
gelen ve müşterek bir tarih şuuruna sahip
bulunan, aynı dine mensup, aynı kültürle
yoğrulmuş, aynı devleti kurmuş, yaşatmış ve
bugün de aynı devletin sahibi ve aynı
devletin bayrağı altında ve sınırları içinde
yaşayan insan topluluğu Türk Milletini
teşkil etmektedir.”
9 Işık kitabının 59 sayfasında da ırkçılığa
şiddetle karşı olduğunu şöyle söylemektedir:
“Türkçülük, milliyetçilik anlayışımız;
manevi şuurlanmaya dayanır. Bu temel
üzerinde Türklük şuuruna erişmiş, samimi
olarak ben Türk’üm diyen herkes Türk’tür.
Türkçülük ve Türk’ün tayininde, sapık
ölçülere özellikle mezhepçiliğe,
coğrafyacılığa, laboratuar ırkçılığına
inanmıyoruz. Başka milletleri küçük gören,
dünya barışını tehlikeye koyan antropolojik
ırkçılık Türk Milliyetçilik ülküsünün
dışındadır. Milliyetçilik anlayışımız,
maneviyatçı, akılcı, demokratik, çağdaş bir
milliyetçiliktir. Nazist Hitler ırkçılığının
komünist ırkçılının, her türlü
antidemokratik, insan sevgisine dayanmayan
emperyalist ırkçılığın karşısındayız.”
Yukarıda Başbuğ Alparslan Türkeş’in
milliyetçilik anlayışını aktarmaya çalıştık.
Başbuğ Türkeş, milliyetçilik anlayışlarının
manevi şuurlanmaya dayandığını ve laboratuar
ırkçılığına inanmadığını açıkça ifade
etmektedir.
Türk Milliyetçilerinin büyük
şahsiyetlerinden Seyyid Ahmed Arvasi’ye
kulak verelim isterseniz. Seyyid Ahmed
Arvasi bildiğiniz üzere seyyiddir yani Hz.
Peygamber efendimizin soyundandır. Seyyid
olduğu için ırki olarak Türk olmayan Arvasi
Hoca, Türk Milletinin bir mensubudur ve Türk
Milliyetçiliği davasının haklılığına
gönülden inanan bir büyük dava adamıdır.
Seyyid Ahmed Arvasi, yazmış olduğu
Türk-İslam Ülküsü isimli eserindeki Ülkücü
Egosunu Yenen İdealisttir başlıklı yazısında
aynen şöyle söylemektedir:
“Türk-İslam Ülkücüleri için İslamiyet,
Allah'ın dini, kurtarıcımız ve Kâinatın
Efendisi Allah'ın Resulü, şanlı Türk Milleti
Allah'ın İslam'a hizmetle şereflendirdiği
millet Türk ordusu Allah'ın ordusu Türk
bayrağı mukaddes ay ve yıldızı ile yüce
İslam'ın ve al rengi ile Allah için can
veren şühedanın kanlarının ifadesidir.
Üzerinde Ezan-ı Muhammedi okunan aziz
vatanımız ise, İslam’ın ebedi güneşinin hiç
batmadığı en büyük ümid ve hayat
kaynağımızdır. Şunu kesin olarak biliyoruz,
Müslüman-Türk Milleti yeniden tarihine layık
bir diriliş ve yükseliş hareketinden
başarıya ulaşırsa, İslam, bütün ihtişamı ile
tekrar bütün âlemi parlatacaktır. Tarih
diyor ki, Türk Milleti yücelmişse İslam da
yücelmiş, Türk Milleti çökmüşse İslam
dünyası da perişan olmuştur. Bu sebepten
bütün küfür Türk’e düşmandır.”
Seyyid Ahmed Arvasi, Neden Türk-İslam
Ülküsü? Başlıklı yazısında da şunları ifade
etmektedir:
“Bunun için, Türk-İslam kültürüne,
Türk-İslam medeniyetine, Türk-İslam ülküsüne
bağlı, Türklük şuur ve vakarına, İslam iman,
aşk, ahlak ve aksiyonuna sahip, Türklüğü
bedeni, İslamiyet’i ruhu bilen, milletini
teknolojik hamlelerle dünyanın bir numaralı
devleti yapmak özlemi ile çırpınan, Dünya
Türklüğünün, İslam dünyasının ve bütün
mazlum milletlerin ümidi olmaya namzet bir
gençlik yetiştirmekten başka çaremiz
yoktur.”
Yukarıda Seyyid Ahmed Arvasi’nin Türk
Milliyetçiliğine bakışını gördük. Türk
Milliyetçierinin tamamına yakının Arvasi
Hoca’nın tarif ettiği şekilde inanmaktadır.
Milliyetçilik konusunda, hakkında yeterince
araştırma yapılmayan ve üzerinde en çok
tartışılan kişilerden birisi de Ziya
Gökalp’tir. Hâlbuki Ziya Gökalp fikirlerini
açıkça Türkçülüğün Esasları isimli eserinde
yazmıştır. Okuma zahmetine katlanmayıp,
önyargı ile hareket edenler, kulaktan dolma
bilgilerde Ziya Göklap’i eleştirmektedirler.
Elbette Gökalp’in de eleştirilecek yanları
mevcuttur fakat peşin hükümle değil şuurlu
bir şekilde eleştirilmesi en mantıklı
hareket tarzıdır. Kimilerince ırkçı olarak
tanınan Gökalp’in milliyetçilik anlayışını
birlikte inceleyelim ve ırkçı olup
olmadığına karar verelim.
Ziya Gökalp’e göre Türkçülük, Türk milletini
yükseltmek demektir. Yükseltmek ilimde,
kültürde, dinde, teknolojide, sanat vs
alanlardadır. Bir milletin yükselmesi başka
bir milletin gözyaşlarıyla değil, milleti
oluşturan fertlerin el ele, gönül gönüle
vererek çalışmasıyla olur.
Ziya Gökalp, Türkçülüğün esasları isimli
kitabının 22’nci sayfasında aynen şunları
ifade etmektedir: “Millet, ne ırki, ne
kavmi, ne coğrafi, ne siyasi, ne de iradi
bir zümredir. Millet, dilce, dince, ahlakça
ve güzellik duygusu bakımından müşterek
olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden
mürekkep bulunan bir topluluktur.”
Burada açıkça görüldüğü üzere Gökalp’in
millet tarifinde ırk yoktur. Ve Gökalp’in bu
tarifi Türk Milliyetçilerinin ekseriyeti
tarafından kabul görmektedir.
Gökalp aynı eserinin 23’ncü sayfasında da
Türklük için şunları yazmaktadır: “Türküm
diyen her ferdi Türk tanımaktan, yalnız
Türklüğe hıyaneti görülenler varsa
cezalandırmaktan başka çare yoktur.”
Ziya Gökalp’in milliyetçilik anlayışını
ortaya koyduktan sonra onun
Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak
terkibinden bahsetmemek elbette olmaz.
Gökalp bu terkibini 73 ve 74. sayfalarda
şöyle açıklamaktadır:
“Türk milletindeniz dediğimiz için dilde
estetik, ahlakta, hukukta, hatta dini
hayatında ve felsefede Türk kültürüne (Türk
zevkine, Türk vicdanına göre) bir
orijinallik, bir şahsilik göstermeye
çalışacağız. “İslam Ümmetindeniz” dediğimiz
için, bize göre en mukaddes kitap Kur’an-
Kerim, en mukaddes insan Hazret-i Muhammed,
en mukaddes mabed Kâbe, en mukaddes din
İslamiyet olacaktır. “Batı medeniyetindeniz”
dediğimiz için de ilimde, felsefede,
fenlerde vesair medeni sistemlerde tam bir
Avrupalı gibi hareket edeceğiz.”
Tanınmış milliyetçi fikir ve aksiyon
adamlarımızdan Osman Yüksel Serdengeçti
milliyetçilik anlayışını “Bizim
milliyetçiliğimiz, bir kere daha yazdığımız
gibi Hakk’a tapan, halkı tutan yalın kılıç
bir milliyetçiliktir” diye açıklamaktadır.
Serdengeçti “Bizim Milliyetçiliğimiz”
başlıklı yazısında da aynen şunları
söylemektedir: “Bütün gayemiz Küçük Asya
insanının, o bilinmez, o görünmez, bir avuç
toprak kadar mütevazı, fakat o kadar manalı
ruhunu anlamak, “Bu topraklar için toprağa
düşenlerin” çocuklarını bu topraklar
üzerinde mes’ut ve bahtiyar görmektir.”
Üstad Necip Fazıl Kısakürek Rapor 4/6 isimli
eserinin 181’nci sayfasındaki Gençlik ve
Umumi Tutum başlıklı yazındaki MHP’liye
Hitap kısmında Türk-İslam ülkücülerine şöyle
seslenmektedir:
“Sana Türkçü(ırkçı) ve kafatasçı gözüyle
bakıyorlar. Onlara sen, İslam’a girdikten ve
onda eridikten sonraki Türk’ün Türkçüsü ve
kafacısı olduğunu göstermek borcundasın!”
Kısakürek yine aynı eserinin 79’ncu
sayfasında da ülkücüler hakkında şunları
söylemektedir:
“Türk’e, her şeyden önce İslam’a, tarihe,
an’aneye, maddesi ve manasıyla Türk’ün ruh
köküne saldıran, manada Moskof veled-i
zinalarının karşılarına aldığı hedef, bugün
sadece ülkücüler…
…Allah’ın, Ülkücülere layık gördüğü
fedakârlık nasibine tam layık olmaları için
elimizden geleni yapalım ve şimdilik,
özlediğimiz neslin fideliğini onlardan başka
hiçbir zümrenin vaat etmediğini bilelim!”
SONUÇ
Yukarıda Türk Milliyetçilerinin önder
şahsiyetlerinin, milliyetçilik anlayışlarını
bizzat kendi eserlerinden alıntılar yaparak
ortaya koymaya çalıştık. Bu alıntılarda
açıkça görüldüğü üzere bu büyük
şahsiyetlerin milliyetçilik anlayışlarında,
yüce dinimiz İslamiyet’e ters düşün hiçbir
düşünce yer almamaktadır. Bazı önyargılı ve
ilmi zihniyete hasım bazı kişiler bu
şahsiyetlerin sözlerinden, adeta cımbızla
alıntılar yaparak onları ırkçı, kafatasçı
gibi göstermeye çalışarak, insanları
yanıltmaya çalışmaktadırlar. Ama gerçekler,
onların istediği gibi olmayınca kasten
yanlış yorumladıkları ayetleri kaynak
göstererek, insanların kafalarını
karıştırmaya çalışmaktadırlar.